---

OLTULU OLMANIN ANLAMI

 

‘Hemşericilik’ kavramı elbette geçmişin derinliklerinden gelen bir kavramdır…

Türkiye’de özellikle ‘Rahmetli Turgut Özallı’ yıllarda ‘hemşericilik modası’ aldı başını gitti.

Ve o yıllardan sonra İstanbul, Ankara, İzmir ve Bursa gibi şehirlerde ‘hemşeri dernekleri’, ‘hemşeri vakıfları’, ‘hemşeri federasyonları’ ve ‘hemşeri konfederasyonları’ aldı başını bu güne geldi…

İnsanlar artık ‘şehir hemşericiliği’ ile yetinmeyip ‘köy dernekleri’ gibi oluşumlara kadar indiler…

Peki insanlar neden buna ihtiyaç duydu?

Ya da neden; örneğin İstanbul’da tek bir ‘Oltu hemşeriliği’ üzerine dayalı oluşum olmadı?

Bizim tarz toplumlarda ‘gücü kontrol etmek’ ya da ‘güce sahip olmak’ kişilerin genellikle çok arzu ettiği bir hevestir.

Nerede bir ‘güç’ varsa herkes oraya çöreklendi adeta….

‘İkinci adam olmak’ veya ‘onun emrinde olmak’ kabul edilmez bir yaşam tarzıdır.

‘Parçalanmak’ veya ‘küçülmek’ riskleri hiçe sayılarak, herkes kendine ‘küçücük imparatorluk’ kurup kenarına çekilir.

‘Hemşeri’ oluşumları da bu ‘paylaşılmamak’ dürtüsünden etkilendi ve paramparça oldu…

Bu veciz ve belki de alakasız girişin ardından ‘Erzurumlu Olmanın Anlamı’ üzerine

konuşmak istedim sizlerle…

 

Son yıllarda ‘Oltulu Olmanın Anlamı’ üzerine yapılan en popüler tarif şöyledir; "Haysiyetliliktir, erdemliliktir. Cesarettir, mertliktir; samimiyettir, sadakattir, vefadır; mükemmel ahlâktır; tükenmez bir sevgi ve kârsız bir saygıdır. Oltulu, olay ve fikirleri araştırır; insanların ayıplarını asla araştırmaz. Oltulu, söylenene bakar, satır aralarının peşinde olmaz. Merttir ama patavatsız değildir. Cömerttir ama müsrif değildir. Yüreklidir ama saldırgan değildir. Samimidir ama ahmak ve aptal değildir. İnançlıdır ama yobaz değildir. Hasılı Oltululuk, Hazreti Kur'an'ın eşrefi mahlûkat olarak tarif ettiği insan olmaktır."

 

Dursun Öztürk Oltulu olmanın anlamını şöyle anlatıyor:

Oltulu olmak; Palandökene benzemektir. Alnı ak, başı dik olmaktır. Yüce dağların binbir çiçeği koruduğu gibi, güzel olan her şeyi bağrına basmaktır. Ayakları yerde başı yücelerde olmaktır. Oltulu olmak; kar olmaktır. Lekesiz bir rahmet gibi yağmaktır geçmişten geleceğe. Güneşin tebessümüyle karın erimesi gibi, dost sıcaklığında suya dönmektir. Ve su kadar aziz olmaktır.”

 

Cemalettin Batuhan ise Oltululuğu ya da Dadaşlığı tarif ederken şöyle diyor;

“Dadaşlık bir nevi mezhebe benzetebiliriz. Bu mezhebin ibadetleri iyi silah kullanmak ,güzel cirit oynamak,milli oyunları iyi bilmek ve paraya değer vermemektir. “

 

Prof. Dr. Berhan Yılmaz’da şöyle bir açılım getiriyor Oltulu olmaya dair;

“Bizler çocukluktan beri  Oltulu olmanın  ayrıcalık olduğuna inanmış insanlarız. Oltulu olmak vatan ve millet sevgisi ile dolu olmaktır. Oltulu olmak Allah ve peygamber sevgisi ile dolu olmaktır. Oltulu olmak vatan ve millet için bir an bile düşünmeden canını verebilmek demektir. Oltulu dosttur. Oltulu menfaatperest değildir. Oltulu dürüsttür. Oltulu hakikaten iyi insandır. Oltulu milli ve manevi değerlerine bağlıdır. Oltulu vatanı ve milleti için yaşar.”

 

Ve böyle uzayıp gidiyor… Kimileri bu sözleri ‘hamaset’ olarak değerlendirebilir. Ya da gene birileri “Getir bakalım şu yaptığın tarife uyan birkaç Oltulu” diyebilir…

Genellikle cevap aynıdır;

-Kalmadı böyle Oltulu tipi…

İyide kalmadıysa böylesi Oltulular, o zaman Oltulu olmanın anlamı nedir?

Son zamanların tutulan ifadesi ile “saha çıkıp” onlara sormak lazım değil mi Oltulu olmanın anlamını?..

 

Kime mi?..

Mesela Aşkale’nin Şığveren Köyü’ndeki Haydar Amca’ya…

Mesela Karayazı’nın Mollabekir Köyü’ndeki Şefik Amca’ya…

Mesela Oltu’nun Damarlıtaş Köyü’ndeki Sürmeli Amca’ya…

Mesela İspir’in Üzümbağı Köyü’ndeki Recep Amca’ya…

Mesela Pasinler’in Korucuk Köyü’ndeki Salih Amca’ya…

Mesela Umudum Köyü’ndeki Rafet Amca’ya..

Ya da Arif Sağ’a soralım… Adnan Polat’a mı soralım?..

Ya da Fetullah Gülen Hoca’ya… Mehmet Nuri Yılmaz’a soralım…

Ya da Acun Ilıcalı anlatsın… Nevzat Saygılıoğlu’nu da bir dinleyelim…

Recep Akdağ’a veya Efkan Ala izah etsin bize Oltulu olmayı…

Mithat Turgutcan anlatsın veya Sıtkı Aras Hoca…

Rahmetli Hasan Ali Kasır veya Rıdvan Canım’ın Oltulu olmanın anlamı üzerine yaptıklarını bilen var mı?

Mehmet Şener, Öztürk Akkök, Kadir Sabuncuoğlu, Recep Kapucu, Feridun Fazıl Özsoy ya da İbrahim Aydemir yazsın bize Oltulu olmanın anlamını…

Nurullah Genç ya da Hasan Pulur söylesin…

 

Onların ‘Oltulu Olmanın Anlamı’ üzerine anlattıklarını şöyle bir araya getirelim…

Ortaya ne mi çıkar?

Oltu’nun ta kendisi çıkar…

İyide bu kadar söze, bu kadar tarife,  bu kadar isme ne gerek vardı?..

İşte harita… İşte devletin belirlediği Oltu coğrafyası…

Ve ceplerdeki nüfus cüzdanlarında yazılan ilçe…

Fazla söze gerek var mı?

Bence var…

‘Oltulu Olmanın Anlamı’  çoğu zaman birbirimize anlatmaya çekindiğimiz “korkularımızın” en temel taşlarından biridir.

Yukarıdaki ‘Oltulu ya da Dadaş Olmak Nedir?’ tarifleriyle ancak gönüllerimizi hoş tutabiliriz…

Peki siz dersiniz?

 

Saygılar Kadir PARLAK

 

Msn : kadirparlak@kadirparlak.com

 

Web : www.kadirparlak.com